Kuşha Doğan – Doğan Özden kimdir?

KUŞHA DOĞAN ( DOĞAN ÖZDEN)
Çerkeslerin Kabardey kolundan ve Kuşha ailesindendir. Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu mezunudur. Kısa bir süre Kırşehir Endüstri Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yaptıktan sonra istifa edip özel sektörde çalışmaya başlamıştır. 1974 yılında lise öğrencisiyken başladığı Çerkeslerin kültürü, sosyal yaşamları, halk oyunları, sosyolojik yapıları, halk şarkıları, müzikleri ve Çerkes dili ile ilgili araştırmalarını ve derlemelerini 26 sene, aralıksız, bu güne kadar sürdürmüş, halen de sürdürmektedir. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Kafkas halk Dansları Toplulukları ve müzik gurupları yetiştirmiştir. 1982-1984 yıllarında Ürdün ‘ün başkenti Amman’daki Çerkes okulunda Çerkes Dili ve Edebiyatı, Çerkes Tarihi ve halk oyunları konusunda öğretmenlik yapmıştır. Ülkemizde Çerkeslerin yoğun olarak yaşadığı birçok ilde, Ürdün, Almanya ve Kafkasya’da konserler vermiştir. Türkiye’de, Kafkasya’da ve Ürdün’de derlediği, ayrıca kendisinin bestelediği şarkılar Türkiye’de, Kafkasya’da, Ürdün’de ve diğer ülkelerde yaşayan Çerkesler tarafından sevilerek dinlenmektedir. Bu albüm, on albümden ve yüz yirmi şarkıdan oluşması planlanan çalışmasının ilk bölümüdür.

İlk Albümünde Yer Alan Parçalar:
1. Soğıri Sowk’ıte (Ağlasam Utanırım):
Yüzelli yıldan daha yaşlı bir Çerkes halk müziğidir. Kayseri’nin Uzunyayla bölgesinde derlenmiştir. Çerkes halk oyunlarından kafe dansı ritmindedir. Çerkesler arasında ençok sevilen müziklerdem birisidir. Sözleri Kuşha Doğan’a aittir.

2. Kars Zawem Yi Wered (Kars Harbinin Ağıtı):
Birinci Dünya Harbinde, Enver Paşa Harekatında Ruslara karşı savaşırken ölen Çerkes gençleri için Uzunyayla’da bestelenmiş bir şarkıdır. Şarkının tamamının derlenmesi onbeş yıl sürmüştür.

3. Mezağue Jheş (Mehtaplı Gece):
Kafkasya’da Adıgey Cumhuriyetinde doğup uzun yıllar Ürdün ve A.B.D.de sürgün hayatı yaşayıp vatanından çok uzaklarda hayata veda eden Adıgey’li ünlü şair ve yazar Kube Şaban’a ait bir parçadır. Bir at çobanının mehtaplı bir yaz gecesinde sevgilisini hayal edişini anlatır. Kuşha Doğan, Kafkas Kültür Dernekleri Birliği Kaf-Der tarafından Çerkes Kültürüne olan katkılarından dolayı 1995yılında Kube Şaban ödülü ile ödüllendirilmiştir. Bu güzel şarkı, ünlü yazar ve ozan Kube Şaban’ın anısına bir saygı ifadesi olarak seslendirilmiştir.

4. Sıxuemey (İstemem):
Bu şarkının müziği Çerkes halk danslarından Wıg dansı ritmindedir. Çok eski bir müzik olup, yaşı tahmin edilememektedir. Uzunyayla’da derlenmiştir. Antik çağlarda, Çerkesler çok tanrılı dinlerinde, dinsel törenlerde kolkola Wıg Dansı yaparlardı. Düğün törenlerinde sabaha kadar dansettikten sonra o günün törenlerini güneş doğarken Büyük Tanrı’ya (Thaşxue) saygı İfadesi olarak Wıg dansı ile bitirirlerdi. Wıg dansı bugün de Çerkesler arasında çok sevilen danslardan biridir. Şarkının sözleri Kuşha Doğan’a aittir. Sarhoş olup düğün törenine katılan bir gurup gencin düğündeki genç kızlar tarafından nasıl alaya alındığını espirili bir şekilde anlatır. Sanatçıya eşi K’enet’ Selma eşlik etmektedir.

5. Jan Qıdenejam Yi Wered (Evde Kalan Prensesin Şarkısı):
Müziği Uzunyayla’da seksen-doksan sene önce bestelenmiştir. Sözlerinden sadece küçük bir nakarat bölümü bulunabilmiş, geri kalan kısmı Kuşha Doğan tarafından yazılmıştır. Kimseye takacak kulp bulamayan fakat biriyle evlenirsem diğeri kalacak korkusuyla kendisiyle evlenmek isteyen gençlerden hiçbiriyle evlenemeyip sonunda evde kalan prensesin duygularını espirili bir dille anlatan bir şarkıdır.

6. Nequelen (Ela Gözlü):
Sözleri ve müziği Kuşha Doğan’a ait, kafe dansı ritminde populer bir aşk şarkısıdır.

7. Qayser’ıjhım Yi İstasyon (Kayseri İstasyonu):
Müzik, Çerkeslerin sürgünüyle birlikte Kafkasya’dan getirilmiş çok eski bir halk müziğidir. Sözleri yetmişbeş sene önce sevdiğine kavuşamayan Ju Jansuret tarafından, müziğe adapte edilmiş, çok sevilen Kafe dansı ritminde, hüzünlü bir aşk şarkısıdır.

8. Sıqefenu Sıqek’uaşh (Dansetmeye Geldim):
Sözleri müziği usta derlemeci ve ozan Afeş’ıj Emin’e ait, Kafe Dansı ritminde, Türkiye’de ve Kafkasya’da yaşayan Çerkesler arasında oldukça popüler, güzel bir aşk şarkısıdır.

9. Xekum Dışhıraxum (Sürgün Şarkısı):
Sözleri ve müziği Adıgeyli ünlü şair ve ozan Kube Şaban’a ait olduğu tahmin edilen, Rus Çarlığı ile Çerkeslerin savaşlarını ve sürgünü anlatan hüzünlü bir şarkıdır. Şarkı Kuşha Doğan tarafından Ürdün’de derlenmiştir.

10. Mu’min’re Diyne’re (Mümin ile Diyne):
Yüzelli yıllık olduğu tahmin edilen şarkının müziği Kayseri’nin Uzunyayla bölgesinde, sözlerinin bir bölümü yine Uzunyayla’da bir bölümü ise Ürdün’de Kuşha Doğan tarafından derlenmiş, birbirine aşık iki gencin espirili atışmalarını anlatan Kafe Dansı ritminde neşeli bir şarkıdır. Şarkıyı Kuşha Doğan ve eşi K’enet’ Selma birlikte seslendirmişlerdir.
Parça Listesi:
Kuşha Doğan -Jan Qldenejam Yi Wered (Evde Kalan Prensesin Şarkısı)
Kuşha Doğan -Kars Zawem Yi Wered (Kars Harbinin Ağıtı)
Kuşha Doğan -Mezağue Jhes (Mehtaplı Gece)
Kuşha Doğan -Mu’min’re Diyne’re (Mümin ile Diyne)
Kuşha Doğan -Nequelen (Ela Gözlü)
Kuşha Doğan -Quayser’ljhim İstasyon (Kayseri İstasyonu)
Kuşha Doğan -Siqefenu Siqek’uasin (Dans Etmeye Geldim)
Kuşha Doğan -Sixuemey (İstemem)
Kuşha Doğan -Soğırl Sowk’lte (Ağlasam Utanırım)
Kuşha Doğan -Xekum Dishiraxum (Sürgün Şarkısı)

Kafkas müzikleri telefon zil sesleri

  • PC kullanıcıları listedeki zil sesi ismine sağ tıklayıp Bağlantıyı farklı kaydet seçeneğini kullanabilirsiniz.
  • Android telefon kullanıcıları listedeki zil sesi ismine basılı tutarak Bağlantıyı indir seçeneğini kullanabilirler.

ÇERKES İSİMLERİ VE ANLAMLARI

Abrek …………Savaşçi, direnişçi
Akanda……… Abazaca erkek ismi
Aşemez……… Nart ismi
Azemet………. Usta, becerikli
Berkan………. Mitolojik
Berkuk………. Misir Çerkes Memlükleri’nde kral ismi
Bersis………….Misir Çerkes Memlükleri’nde kral ismi
Beslan……….. Tarihi
Bislan………… Tarihi
Çelekan…….. Xabze’ye göre eğitilmiş çocuk
Çelemet……: .Yüce çocuk
Çeleşav…….. Erkek çocuk,iyi çocuk
Daryal………..Kafkasya’yı kuzeyden güneye bağlayan geçitin ismi
Elbruz……….. Kafkasya’da dağ ismi
Emef………… Uğurlu, aydinlik
Guşan………. Atak, çevik
Guşav………. Kalbin oğlu
Jabaği………. Mitolojik
Jan……………Atak, çevik, becerikli
Janberd……..Tarihi
Janberk……. tarihi
Jankat……… Mitolojik
Kafkas
Kambot……Tarihi
Kanbolat….. Tarihi
Kanşav……..Xabze’ye göre yetiştirilmiş çocuk
Kuban……….Kafkasya’daki bir nehrin, ovanin ve uygarliğin ismi
Metkan……..Eğitilmiş, yüce kişi
Nart…………Mitolojik
Nartan………Mitolojik
Narter………Mitolojik
Nartkan……Nartlar’in eğittiği
Nerit……….Gözde
Nesij……….Ulaş
Nesren…….Mitolojik
Perit………..Önder
Psefit……….Özgür
Savsur…….Mitolojik
Soslan……..Mitolojik ( Asetince )
Timaf…….. Aydinliğimiz, uğurumuz
Yelkan…….Mitolojik
Yelmis…….Mitolojik
Yenal…… ..Mitolojik
Yetal……….Mitolojik

KIZLAR

Adiyef……….Mitolojik
Albina……….Kafkasya’da bir ırmak ismi
Bilana……….Ceylan
Dane………..Ipek
Denef……….Ipek
Dijan………..Janimiz
Dinemis……Gözümüzde
Dişeps……..Altin suyu
Goşemef… .Uğurlu kadin
Goşeney…..Tarihi
Gunef………Aydinlik kalp
Gupse……..Canan, akraba
Gupset……..Kalbini veren, içten, candan
Guşef ……..Kalp alan, kalp kazanan
Janserey…..Tarihi
Janseri……. Tarihi
Janset……..Tarihi
Jineps……..Çiğ damlasi
Laşin……..Mitolojik
Mafe……..Uğur, aydinlik
Maze……..Ay
Mizağo…..Dolunay
Nefin……..Aydinlik
Nejan…….Keskin gözlü
Nelit……..Parlayan göz
Neris…….Gözde
Nesij……..Ulaş
Raşa……..Abazaca kiz ismi
Ridade…..Mitolojik
Seteney…..Mitolojik
Sine……….Gözüm
Sinef………Aydinliğim
Siğnem…….Gözüm
Sinemis…..Gözümde
Sipse……..Canim
Tameris…..Yüceltilmiş
Tijan……….Janimiz
Tijin……….Gümüş
Zişan……..Bir tek Jan

Thamade

THAMADE KAVRAMI
Rahmi Tuna

Doğru ya da yanlış, çeşitli zamanlarda gençlerimizin thamade ve thamadelik konularını aralarında yazılı ve sözlü olarak tartıştıklarına tanık olmaktayız. Konularımızın sansür getirilmeden tartışılmasından yana olduğumu her zaman açıkça söyledim. Tabulaştırmakla ya da oluştuğu varsayılan tabulara sığınmakla kültürümüze ve kimliğimize kişilik
kazandırmayacağımızda bir gerçektir.

Bu anlamda bu yöndeki tartışmaların yapılmış olmasını da yararlı, hatta zorunlu buluyorum. Ne var ki kavramı her yönüyle anlamadan önce, kavramı öğrenmeden önce lehte ya da aleyhte olsa da tartışmaya açmak kanımca bazı sakıncaları beraberinde zorunlu olarak getirecektir.

Bu düşünce ile bu yazıda, daha geniş olarak yapmakta olduğum bir çalışmadan kısa alıntılar yaparak thamade kavramına bir açıklık getirmek istiyorum.

Öncelikle şu deyimlere beraberce göz atmakta yarar vardır.

Çünkü bu deyimlerin tamamı ve bunlara benzeyen başka birçok deyim yönetimle, yönetmekle, yöneticiyi görevlendirmekle ya da sevmekle ilişkilendirilebilir ve thamade kavramıyla yakından ilgilidir. Deyimleri uzun uzadıya açıklamadan örnek olsun diye sıralayıp geçeceğim.

NEXIJ: Genellikle saygın kişiliği olan daha yaşlı kimse.
VINAFE: Çıkan bir sorunu, bir problemi çözmek için yapılan toplantı ve alınan prensip kararları (Bunlar xabze kuralları değildir. Karıştırmamak gerekir).
VINEFEJ: Çıkan herhangi bir sorun, bir konu ya da olayın çözümünü üstlenen, Vinafe yapabilen kişi ya da kişiler (kurul).
KENGEŞ: Akıl, bilgi ve deneyim danışma.
KENGEŞEUĞ: Danışılacak, düşünmeye götürecek bilge kişi.
XEXİN: Eylem olarak seçme fiili.
XEXİNIĞE: Seçme eyleminin sürekli duruma getirilmesi.
XEXE: Seçilen (burada genellikle aday tek ya da az sayıdadır).
XADZE: Birçok aday arasından seçme.
thamade THAMADAĞE
HABLE thamade
KOAJE thamade
XEĞEUG thamade
JİLE thamade
XEUK thamade
thamade KODZE.

Açıklamaya geçmeden önce, okuyucudan bir konuda özür diliyorum. Konuyu uzatmamak için farklı dil guruplarındaki kavramları ele almadım. Nitekim yaptığım çalışmada da ağırlıklı olarak Kabardeyce’yi aldım. Çünkü, o dille yetiştim. Kavramları genel olarak bu dille öğrendim. Bu dile aşinalığım var.

Adigece olarak sıraladığımız bu kavramlar, basitte olsa toplum niteliğini kazanmış olan topluluklardan başlayarak ulusal devlete, hatta imparatorluklara kadar her çeşit toplumda kendi dillerine özgü olarak

vardır, olmakta zorundadır. Örneğin: Şef-Reis, Han, Kral, İmparator, Bilge, delege, yönetici, seçilmiş ya da seçilmemiş Lider vb. kavramlar bunlardan
bazılarıdır. O halde konuya şöyle başlamak gerekiyor.

Thamade kimdir?

Thamadeğe- thamadelik nedir?

Thamade kimler olabilir?
Thamade nasıl olunur?
Thamade olmanın koşulları nelerdir?

Thamade seçilmeden olunabilir mi?
Thamade’nin görevleri ve sorumlulukları nelerdir?

Thamade kimlere karşı sorumludur?
Thamadelik süreye ve göreve bağlı mıdır?

Sürekli thamadelik var mıdır?

Thamade Çeşitleri

Bu soruların çokluğu okuyucuyu sıkabilir. Hatta gereksiz olarak da değerlendirilebilir. Bunu da saygıyla karşılamak gerek. Ne var ki tarih boyunca xabze TOPLUMU olmakla gurur duyduğumuz ADİGE TOPLUMU bu kavramların hepsini ayrıntılı bir biçimde kurallara bağlamıştır. Doğrusunu isterseniz xabze dediğimizde bütün bu kuralların toplamından başka bir şey değildir. Benim inancıma göre KÜLTÜRÜMÜZÜ- GEÇMİŞİMİZİ, GEÇMİŞTEKİ TOPLUMSAL YAPIMIZI ANLAYABİLMEK İÇİN SABIRLI, HAZIMLI, SOĞUKKANLI OLARAK ÖĞRENMEYE ÖNEM
VERMELİYİZ. KOLAYCILIĞA KAÇMAK BİZİ HİÇBİR KONUDA AMMA HİÇBİR KONUDA KURTARMAYACAKTIR.

Thamade Kimdir?

Thamade, kendisine verilecek görev ya da görevlerin gerektireceği özellikleri taşımak koşuluyla, toplum ya da topluluk ya da onların temsilcileri tarafından, belirli bir görevi yerine getirmek üzere, görevlendirilen, belirli bir misyon ve statüyü belirli süreyle taşımak üzere
seçilen kimseye denir. Bu anlamda thamade, belirli bir görevi yerine getirmek üzere, belirli bir misyon ve statü ile seçilerek görevlendirilmiş kişi anlamında tanımlanmalıdır. Nitekim ADİGE xabze’ ye göre de böyledir. Burada çok önemli bir noktaya değinmek zorundayız. thamade ile NEXIJ belirli görevde, zamanda ve kişide örtüşebilir. Ancak thamade hiçbir zaman Nexij değildir. Nexij’de thamade değildir. Bu iki kavramı kesinlikle birbiriyle karıştırmamak gerekir. Bu şekilde seçilmiş ya da
atanmış olan thamade, üzerine almış olduğu görevi tam yetkili olarak yerine getirmek zorundadır. Burada kendisini seçen ya da görevlendiren kişiler ya da kurullara karşı tam bir sorumluluk altında olduğunu düşünerek, tam yetki ile görevini yerine getirir, misyonunu tamamlar. Görevin sınırları içerisinde hiçbir yetki kısıtlaması yoktur.

Yine önemle durulması gereken bir konuda, yaşlılıkla thamade ‘nin özdeşleştirilmesi olayıdır.

Bilindiği üzere ADİGE kültürü hiçbir zaman yazılı olarak toplanmamış, yazılı biçime getirilmemiştir. Tersine sözlü ve uygulamalı olarak kuşaktan kuşağa süre gelmiştir. Bu durumda yaşın ilerlemesine paralel olarak bilgi ve deneyimin artmasına, birikmesine neden olmuştur. Bir yabancı yazarın dediği gibi Adige thamadeleri kendilerini propaganda ile ya da para ile
kanıtlamamışlar, pratikte gerçekleştirdikleri eylemlerle bu unvana hak kazanmışlardır. Bunun içindir ki, yaşla thamadelik çoğu kez örtüşmüştür. Ancak temel kural bu iki kavramın ayrı olduğudur. Nitekim belirli thamadeler için yaş hiçbir şekilde aranmamıştır.

Thamadeğe- thamadelik

Adige xabze toplumunda thamadelik hem kavram olarak, hem de kurumsal olarak oluşmuş ve toplumsal düzenimizde bir statü olarak yerini almıştır. Ayrıca bu kavramın toplumsal yapıda yer alması öyle yakın bir zamanda olmamıştır. Daha avcılık ve toplayıcılık dönemlerinde, görevin başarılması ve paylaşımın adil ve eşit olması için eşitler arasında thamade seçilmeye ve görevlendirilmeye başlanmıştır. Geçen uzun tarihsel süreç içerisinde thamadelik kavramı gelişerek daha çok toplumda saygı kazanarak bir kurum biçimine dönüşmüştür.

Bugün Tahamde’lik denilince thamade’nin yetkilerini, özelliklerini, kimlerin thamade olabileceğini, sorumluluklarını, görevlendiriliş biçimini, süresini,
thamadeliğin bitmesi ve bitirilmesini en ayrıntılı ve açık şekilde anlayabiliyoruz. Onun için Adige xabzesine göre THAMADAĞE ya da thamadelik thamadeden ayrı olarak ve soyut olarak toplumsal ve kuramsal bir olgu şeklinde ulusumuzda vardır. Toplumumuz devam ettikçe de var olmaya devam edecektir.

Kimler thamade olabilir?

Kural olarak, görevin gerektirdiği nitelikleri taşıyan ya da taşıyabilen herkes thamade olarak seçilebilir ya da görevlendirilebilir. Ancak burada bazı konuların daha açık olarak açıklanması gerekir kanısındayım.
Her şeyden önce thamade olabilmek için:

1) Akıl ve anlayış sahibi olmalıdır.
2) Fiziksel ve zihinsel engeli bulunmamalıdır.
3) Üzerine almış olduğu görevin bilincinde ve bilgisinde olmalıdır.
4) Kişisel olarak yeterli deneyim birikimine sahip olmalıdır.
5) Üzerine almış olduğu görevi (thamadelik görevini) başarabilecek kadar yetenekli olmalıdır.
6) Duygu ve düşüncelerini ifade edebilme ve ikna edebilme yeteneğine sahip olmalıdır.
7) Suçlu ve toplumsal yaşama ters düşen bir aileden gelmemelidir.
8) Kendisi toplumun gözünde davranışları ve sözleri ile güvenilir ve inanılır bir kimse olmalıdır.

Bunların dışında konuk olmaması, Adige olması gibi ayrıntılı özelliklerde vardır.

Adige xabze kesin olarak bu özellikleri ararken geç zamanlarda özellikle bazı Adige guruplarında feodalitenin gelişmesi, sınıfsal konumun güçlenmesi sonucu, thamade seçilenler genellikle asil olarak adlandırılan aile ve kişilerden tercih edilmiştir. Hatta daha kötüsü sanki thamadelik genetik olarak geliyormuş gibi bir anlayışın yerleşmesi de söz konusu olmuştur.

Adige xabzenin zamanla Verk xabze olarak anılmaya başlaması ne kadar yanlış olmuşsa, thamade ve thamadeliğin de bu şekilde anlaşılma ve uygulanması o derece yanlış olmuştur. Ne var ki her iki olguda toplumumuzda bir gerçeklik olarak yaşanmıştır, var olmuştur. Kanımca sağlam bir toplum kurmak istiyorsak, klasik anlamda Adige xabzenin anlayışına kesinlikle dönmemiz gerekmektedir. Kaldı ki günümüzde bu anlayış önemli ölçüde hem Kafkasya’da hem de diasporada değişmiştir.

Nasıl thamade Olunur?

Yukarında belirttiğimiz gibi, temel kural, thamadenin seçilmesi ya da görevlendirilmesidir. Bu seçimlere ilk dönemde topluluğun hemen her bireyi katılmıştır. Hatta Kabardey tarihinde belirtildiği üzere ayakkabı giyen herkes bu seçimlere ve xabze yapan toplantılara katılmıştır. Ancak toplulukların gelişmesi ve sayısal olarak çoğalması gibi olguların ortaya çıkmasıyla halkın tümünün katılımı yavaş yavaş delegelerin katılımıma dönüşmüştür. Nitekim aşağıda göreceğimiz thamade çeşitleri bu açıdan sınıflandırılmıştır.

thamade olabilmek için her şeyden önce kişisel olarak yukarıda saydığımız özellikleri taşımak gerekir. Bu özellikleri taşımayan kimse ailesi ve kendisi kim olursa olsun thamade olarak seçilemez ve görevlendirilemez. Bunun dışında thamade seçilmesini gerektiren sorunun ya da olayın doğmuş olması gerekir. Elbette, sonuçta da seçilmesi ya da atanması gerekir. Bunların dışında belirli thamadelikler için zaman içerisinde Çarlık ya da Osmanlı halifesinden onay alındığı olaylarda olmuştur. Özellikle PŞI olunması durumlarında bu karşımıza çıktığı gibi, daha alt guruplardan thamade olabilmek için PŞI’nın onayı gerekmiştir.Bunların ayrıntısına böyle bir yazıda girmenin olanağı yoktur. Umarım kitap çıktığı zaman bu yazıda belirtilen konuları ilgilenen okuyucu bütün ayrıntıları ile öğrenme olanağı bulacaktır.

Seçilmeden thamade olunur mu?

Yukarıda temel kuralın seçim ya da görevlendirme olduğunu, thamadeliğin bir aileye ya da kişiye yaşam boyu verilmediğini belirtmiştim. Ancak toplum yaşamında bunun istisnalarını sıkça görmek her zaman olagelmiştir. Buna karşın, bu şekildeki thamadelik istisna olarak kalmıştır. Bunlara ilişkin birkaç örnek vermek gerekirse:

1) thamade olarak seçilmediği halde thamadenin ya da toplumun verdiği
görevleri çok iyi ve sürekli olarak yerine getirerek thamadelik özelliğini kişiliğinde toplayan kimseler, seçilmediği halde toplum gözünde thamade statüsünde algılanmıştır.
2) Savaşlarda, bireysel kahramanlıklarda bu durum söz konusu olmuştur.
3) Toplumda bilge insanlar çıkmıştır. Bunlar, olay çıktıkça ya da sorun oldukça kendilerine danışılan, seçilmedikleri ya da görevlendirilmedikleri halde,
doğal olarak sürekli thamade statüsünde kabul edilmişlerdir.
4) Son zamanlarda seçimsiz olarak PŞI’lar tarafından bir çeşit atama biçiminde bazı kişilere thamade görevi verilmiştir.
5) Bunların yanında Pşıların thamadeliği de zaman zaman söz konusu olmuştur.

Thamadenin görev ve sorumlulukları

thamade olayına hizmet açısından bakıldığı zaman hiçte özenilecek bir statü değildir. Nedenlerini sıralayacak olursak;
1) Öncelikle taşıması gereken özellikler ve yetenekleri seçildikten sonra da görevi sona erinceye kadar taşımaya devam etmek zorundadır.
2) Yemek yiyişinden giyimine, adım atışından konuşmasına, oturmasından kalkışına kadar her türlü davranışına azami derecede dikkat etmek zorundadır.
3) Beraberinde olan kişilerin maddi -manevi görevi süresince gereksinimlerini karşılamak ve onları korumak zorundadır.
4) Davranışları ile görevini tam olarak yerine getirmek, ayrıca insani ilişkilerinde beraberindekileri inandırmak ve doyurmak durumundadır. Yerine göre hoşgörü sahibi, yerine göre ciddi bir gözlemci, yerine göre
yargılama erkini kullanarak ceza verebilen, her koşulda xabze kurallarını çok iyi bilip uygulayan bir kişilikte ve yapıda olması zorunluluğu vardır.
5) Bütün bu görevleri yerine getirirken thamade alçakgönüllü ancak hareket ve davranışları ile saygınlığı yaratabilen bir yapıda olmak durumundadır.

thamade, kendisini seçen ya da görevlendiren kişilerin ya da kurulların istek ve direktiflerini yerine getirmekle yükümlüdür. Görevi bitirdiğini geleneklere uygun olarak teslim edinceye kadar da onlara karşı sorumludur. Doğaldır ki, thamadenin bu sorumluluğu yalnız onlara karşı değil görevde bulunduğu sürece ilgili olan herkese karşı devam eder. Bu sorumluluğa karşılık, thamade görevi boyunca tam yetkilidir. Çok ciddi olaylar çıkmadıkça azledilemez. Şikayetçi olan şikayetini thamadeyi seçen ya da görevlendiren kurula bildirir. Görevi bittiğinde bu şikayet yerinde görüşürse thamadenin yargılanması durumu vardır.

thamade neden seçilir? Sorunlara bağlı olarak thamade sınıflaması

Toplumumuzun geçmişine baktığımız zaman açıkça görebileceğimiz gibi Adige toplumu kendilerini xabze denilen kurallarla ve seçilmiş ya da görevlendirilmiş ya da doğal olarak bu statüyü taşıma hakkını kazanmış olan thamadeler aracılığıyla yönetilmiştir. Bunun tersini tezlerin tarihi gerçeklerle ilgisi yoktur, olamaz. Durum böyle olunca, her toplumda olduğu gibi Adige toplumunda da gerektikçe, gereksinim duyuldukça kural
konulmuş, bu kuralları uygulayarak toplumu yönetecek ya da oluşan sorunları çözecek olan kişi ve kişileri de seçmiş ya da görevlendirmiştir.

Bu genel kurala bağlı olarak sorunları ve thamadelikleri şu ana başlıklarda sınıflandırabiliriz;

1) Yönetim ile ilgili sorun ve thamadelikler
a) Savaşla ilgili olarak seçilen thamadeler.
b) xabze yapımı ve yorumu ile ilgili olarak seçilen thamadeler.
c) Yönetmekle (Yürütme) ilgili olarak seçilen thamadeler.
d) Yargılama için seçilen thamadeler.
e) Diplomasi için seçilen thamadeler.
f) Barış toplantıları için seçilen thamadeler.
2) Sosyal yaşamın düzenlenmesi için
a) Her türlü düğün yönetimi için seçilen thamadeler.
b) Gelin getirme (nisaşe) için seçilen thamadeler.
c) Cenaze töreni için seçilen thamadeler.
d) Sofra yönetimi için seçilen thamadeler.
e) Yolculuk için seçilen thamadeler.
f) Konuğun ağırlanması için seçilen thamadeler.
g) Her türlü yardım ve imece toplantıları için seçilen thamadeler.
3) Sorunun lokal olup olmamasına göre ya da sorunun gerektirdiği hiyerarşi gereği thamadeler ve thamadelik
a) Hable thamade – mahalle thamadesi
b) Koaje thamade – Köy thamadesi
c) Xeğegu thamade- Birkaç köyü kapsayan dar bölge thamadesi
d) Jile thamade – Birkaç Xeğegu’yı kapsayan geniş bölge thamadesi
e) Xeku- Ülke thamadesi

Bu sınıflandırmaları örnek olmak amacıyla genel anlamda yaptım. İşin özünde: Toplumumuz tarihi süreçte aktif ve hareketli bir yapı göstermiş, sık sık duyulan gereksinmeler ve sorunlar karşısında da kuralı ve kural uygulayıcısını yaratmıştır. Bu durumu aşırıya götüren bir xabze yazarımız; “xabze DÜŞÜNÜLMEDİ!” diyebilmiştir.

Genel biçimde sınıflandırmış olduğumuz thamadelerin her görev için yukarıda sıralamış olduğumuz ilkeleri taşıması esastır. Ancak her göreve seçilen thamadenin seçildiği görevin ağırlığına uygun olarak ayrıca özellikleri ve yetenekleri taşıması da zorunludur. Aslında seçilirken bu ayrıntılara özellikle dikkat edilmiştir.

Thamade Kodza

Thamade Yardımcısı diye adlandırılabilir. thamade yardımcılığı statüsü thamadelik kadar önem verilen bir misyon olarak Adige xabze uygulamasında yerini almıştır. Çünkü thamadenin vereceği kararlarda, yapacağı davranışlarda yalnız bırakılmaması esas olarak kabul edilmiştir. Bunun yanında bayanlarla beraber yapılan yolculuklarda -gelin getirme gibi- ayrıca büyük thamadeye bağlı olarak yine bayan thamade de görevlendirilir.

Sayın okuyucu, bu kısa tanıtma yazısını hiçbir iddia taşımadan yazdım. Amacım genç okuyuculara birazcık olsun yararlı olmaktır. Yazımı bitirirken şu önemli birkaç noktayı vurgulamak istiyorum .

1) Adı thamade olduğu için kimse şaşırmasın. Bu kavram ve statü, toplum daha hafif deyimiyle topluluk biçimini almış olan her toplumda var olmuştur. Bundan sonrada var olacaktır. Bugüne uygularsak, bir
cumhurbaşkanı, bir başbakan, bir bakan, bir meclis başkanı ve milletvekili ya da bir genelkurmay başkanı, bir vali ya da kaymakam, savcı ya da hakim her biri kendi sınıfında bir thamadedir.

2) Thamadeleri algılarken olumlu ya da olumsuz toplumsal tarih ve kültürümüzü yargıladığımızı unutmayalım.

3) Gerçek thamadelik, aslında toplumun hizmet edeni, daha açık söyleyecek olursak, toplumun hizmetçisidir. Ancak buna karşılık hiçbir bedel almazlar. Üstelik çok çabuk gözden düşme durumları vardır.

4) Doğaldır ki günümüzde tanım ve analiz etmeye çalıştığımız anlamda thamadelik pek yoktur. Ancak bunun nedeni de yalnızca Adige toplumu değildir. Çünkü, son yüz elli yıldır, hatta daha fazla bir sürede thamadenin fonksiyonlarını sürekli olarak “devlet“ olgusuna bulaşması sonucu, başka kurumlar ve dinler almıştır. Ne var ki biz kültürel kimliğimize bu dönemleri
ölçü alarak bakamayız, bakmamalıyız da.

5) Eleştiri hakkımız vardır ve kutsaldır. Ancak bunu inkar anlamında hiçbir zaman kullanmayalım.

Toplumuyla, xabzesiyle, thamadesiyle, gençliği ile hep birlikte tarihine, kültürüne, diline ve kimliğine sahip çıkabilen ve çıkan bir seviyeye ulaşmamızı dileyerek sözlerime son veriyorum.

http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/tr.htm

Çerkesler

Çerkesler Kimdir ?

Çerkes, Türkiye’de bilinen kullanımı ile Çerkez, isminin kökeni ve günümüzdeki kullanılan anlamları konusunda fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Buna göre;

1. Çerkes, Kafkasya’nın yerli halkı olan Adigelerdir.

2. Çerkes, Kafkasya’nın yerli halkı olan ve aynı kökenden gelen Adige ve Abhaz halklarıdır.

3. Çerkes, Kafkasya’daki halklardan Adigeler, Abhazlar, Çeçenler, Dağıstanlılar, Osetler, Karaçaylar ve Balkarlar’a verilen bir üst kimliktir.

Bu düşüncelerden en yaygın olanı Çerkes isminin Adige Halkı’na verilen bir ad olduğudur. Kafkasya’daki kullanımı itibari ile de Çerkes kelimesi Adigeler’i temsil etmektedir.

Kafkasya’ya ayak basan ilk gezginler, yaşlı bir adamla karşılaşmışlar ve sormuşlar; “sen de kimsin, nereden çıktın ?”.

İhtiyar yanıtlamış : “koca dünya pelte halindeyken, yeryüzü henüz kabuk bağlamışken, gökleri ağlarla gerip yükseltirlerken, toprak lavla dövülüp sertleştirilirken, ulu dağımız küçücük bir tümsek gibiyken, koca İdil’i küçükler adımlayıp geçerlerken, İşte o zaman ben ak sakallıydım”

ÇERKES Mİ ÇERKEZ Mİ?

Türk dil kurumu Çerkez kelimesini geçerli olarak kabul etse de toplumda çerkes kelimesinin kullanılmasına yönelik tepkiler bulunmaktadır. Derneklerimiz de Çerkes kelimesini kullanmaya gayret etmektedir.

KİMLERE ÇERKES DENİR ?

M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren Kafkasya’yı gezip gören ve eserlerinde buradan bahseden Heredot, Hellenikus, F.Arrivan, Strabon, Romalı Pliny gibi antik dönem seyyah ve tariçilerin ile Ruslar, Gürcüler, Tatarlar ve Araplar; Kuzey Kafkasya’nın otokton (yerli) hakları için Kas, Kask, Kasog, Kasogi, Sirkas, Kerkes, Kerakes gibi isimler kullanmışlardır .

Bu tanımlamalar, zamanla batı söylemi ile Cirkas, Cirkassi, Cirkasyen ve nihayet Arapların kullandığı Şerakise, Çerakise gibi ifadelerinden hareketle “ÇERKES” sözcüğüne dönüşmüş ve literatüre geçmiştir.

“Çerkes” kavramı, Kafkasya’da yaşamakta olan haklardan herhangi birisinin doğrudan adı değildir. Orada her halk, kendi tarihi adıyla yaşar ve adıyla bir cumhuriyete sahiptir.

Çeçenler Çeçenistan’da, Abhazlar Abhazya’da, Osetler Osetya’da, Adıgeler Adıgey’de, Dağıstanlılar Dağıstan’da yaşar .

“Çerkes” ismi, dar anlamda Kuzeybatı Kafkas kökenli Adıge-Abaza-Ubıh gruplarını, en dar anlamda ise sadece Adıge grubuna mensup boyları kapsamaktadır.

Osmanlı’dan günümüze kadar olan literatürlerde, göçler ve sürgünler sonucunda Kafkasya’dan gelen tüm göçmenler bir üst kimlik olarak ‘Çerkes’ adıyla tanımlanmıştır .

ÇERKESLER HANGİ IRKTANDIR ?

Adıge-Abhaz-Ubıh grupları, Çeçen-İnguş ve Dağıstanlı grupların önemli bölümü ile Gürcüler, var olduklarından beri Kafkasya’da yaşamış en eski yerli (otoktan) halklardır.

Bu halkların tamamı beyaz ırka mensupturlar. Bugün Kafkasya’da yaşamakta olan 40’ı aşkın halk arasında, Kafkas ortak kültürü oluşmuştur. Dillerin çoğalıp farklılaşmasında büyük etkileri olan, farklı ırklardan gelen kafkaslılaşmış halklar da artık bu kültürün ayrılmaz bir parçası konumundadırlar.

Beyaz Kafkas ırkından olanlar :

Adıge boyları, Abhaz (Abaza’lar), Ubıhlar

Çeçen-İnguşlar

Dağıstanlılar (Lezgi, Avar, Lak, Tabasaran, Agul vb.)

Türk soylular :

Karaçay-Balkar, Nogay, Kumuk, Karapapak, Azeriler

İndo-Germen ırkından olanlar :

Osetler (Digor, İgor), Tat, Talis, Fars, Ermeniler

Slav ırkından olanlar :

Ruslar, Don Kazaklari, Ukraynalılar

TÜRKİYE’DE ÇERKESLER

Türkiye’de 600 civarında Çerkes yerleşimi Trakya, Doğu ve Güneydoğu bölgeleri hariç bütün Anadolu’ya dağılmıştır. En yoğun Çerkes yerleşimi Sinop, Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Yozgat, Sivas, Kayseri, K.Maraş, Adana hattı ile orta batı Anadolu’da ve Marmara bölgesinde (Eskişehir, Bilecik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Sakarya, Düzce) bulunmaktadır.

DİN

Çerkesler görece geç Müslüman olan bir toplumdur. 16.-17. yüzyıllardan itibaren Osmanlı Türkleri ve Kırım Tatarları aracılığıyla Müslüman olmuşlardır. Kafkasya’da Kuzey Osetya’nın Mozdok bölgesinde yaşayan 3 bin kişilik bir Hıristiyan topluluk dışında Çerkeslerin tamamı Müslümandır (Sunni-Hanefi).